Duyunu Umumiye Nedir? Etkileri ve Sonuçları

Osmanlı Devleti’nin Avrupa ülkelerinden aldığı borçların geri ödenebilmesi imkanlarını denetleyen ve topladığı paraları alacaklılara dağıtan, Avrupalı devletler tarafından kurulmuş örgüte Düyun-u Umumiye veya Duyunu Umumiye denirdi. Duyun-u Umumiye “Genel Borçlar” anlamına gelmektedir.

Borç Alınmaya Başlanması

Osmanlı Devleti’nin büyük bir çöküş içinde olması, ekonomik olarak zorluk çekmesine neden oluyordu. 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında Avrupa’dan ilk dış borç alımı yapıldı. Kısa süreli rahatlama sağlayan borç alımı, savaş sonrasında da alınmaya devam etti. Osmanlı Devleti, artık her mali sıkıntıya düştüğünde Avrupa devletlerinden borç alır hale geldi. Bu borçlandırma politikası Osmanlı Devleti’ni yarı sömürge durumuna düşürdüğünden Avrupa devletlerinin işine geliyordu.

Eski Duyum-u Umumiye Binası

Eskiden Duyum-u Umumiye’nin merkezi olarak kullanılan İstanbul Lisesi

Ekonomik Çöküş

Sık sık Avrupa bankalarından borç alan Osmanlı Devleti, 1854-1874 yılları arasında toplamda 15 kez dış borç aldı. Bu dönem içinde 239 milyon lira borçlanıldığı halde, hükümetin eline yalnızca 127 milyon lira geçmiştir. Aldığı borçları geri ödeyemeyen Osmanlı Devleti iflasın eşiğine geldi. Avrupa borç vermeyi kesti ve alacaklarının peşine düştü. 1875’te bir kararname çıkaran Osmanlı Devleti, vadesi gelen borçların yalnızca yarısını ödeyebileceğini açıkladı. Ancak bunu da gerçekleştiremedi ve 1876’da hiç bir ödeme yapamayacak duruma düştü. 1877-1878’de gerçekleşen Osmanlı-Rus Savaşı’yla çöküşü hızlanınca, devletin iç borçlarını da ödeyemeyeceğini açıkladı.

Alacaklılarla Anlaşma ve Duyumu Umumiye’nin Kurulması

Bunun üzerine dış ve iç mali çevreler alacaklılarını tahsil edebilmenin yollarını aramaya başladı. Osmanlı Devleti iç kargaşayı önleyebilmek amacıyla, öncelikli olarak iç borçları ödemek için alacaklılarla anlaştı. 1879’da yapılan bu antlaşmaya göre; damga, içki, tütün, balık avı ve tuzdan alınan tüm vergi gelirlerini 10 yıl boyunca alacaklılara devretti. İç borçlara öncelik verilmesi Avrupalı alacaklıların tepkisine neden oldu. Alacaklıların baskı yapmasıyla iç ve dış borç ödemelerini birlikte yapmak için 1881’de antlaşma yapıldı. Buna göre; damga, içki, tütün, balık avı, tuz ve ipekten elde edilecek verginin tamamı borçlar bitinceye kadar alacaklılara bırakıldı.

Alacaklarını tahsil etmeyi garantilemek isteyen alacaklılar, toplanan vergileri denetlemek ve elde edilen tüm geliri alacaklılara paylaştırma görevini üstlenecek Düyun-ı Umumiye adında bir örgüt kurdu.

Eski Duyum-u Umumiye Adana

Eskiden Duyum-u Umumiye’nin Adana’da kullandığı bir bina.

Duyum-u Umumiye Sonrası Osmanlı Devleti

Alacaklarını fazlasıyla geri alacaklarını bilen Avrupalı devletler, Osmanlı Devletine kredi vermeye tekrar başladı. Mali krizi bir türlü atlatamayan Osmanlı Devleti’nin sık sık borç almaya devam etmesi, Osmanlı’nın daha da zayıflamasına, Avrupa devletlerinin de daha çok güçlenmesine neden oldu. 1886-1908 yılları arasında 14 defa daha dış borç aldı. Osmanlı Devleti’nin önemli vergi gelirleri borç taksitlerini ödemekte kullanıldığından, mali yönden tükenme aşamasına geldi. 1914’te başlayan I. Dünya Savaşı’yla birlikte borç daha da arttı.

Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Döneminde Duyum-u Umumiye

I. Dünya Savaşı sırasında yurdun düşmanlar tarafından işgal edilmesiyle, Kurtuluş Savaşı başlatıldı ve zaferle sonuçlandı. Yeni kurulan Ankara Hükumeti Lozan Barış Antlaşması’na da konu olan Osmanlı Devleti’ne ait borçları ödemeyi kabul etti. Ayrıca Duyum-u Umumiye’nin devlet içindeki yetkilerinin tamamen kaldırılması da büyük bir başarı oldu. Böylece Duyum-u Umumiye devleti denetleyemeyecek, yaptırımlarda bulunamayacak ve yalnızca yeni hükumetin ödediği taksitleri alacaklılara paylaştırma görevini yerine getirebilecekti. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, borç taksitlerini zamanında ödemeye başladı. Son taksitin 1954 yılında ödenmesiyle 100 yıl süren borç ödemesi bitti.

Duyum-u Umumiye’nin Osmanlı Devletine Zararları Ne Olmuştur?

Aldığı borçlarla iflasın eşiğine gelen Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin bir nevi yarı sömürgesi oldu. Bu borçların sebep olduğu olaylar neticesinde Osmanlı Devleti hızla toprak kaybetmeye başladı. 1881’de Tunus Fransa tarafından işgal edildi. 1869’da Mısır İngiltere tarafından işgal edildi. 1908’de Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna-Hersek’i işgal etti. 1908’de Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti. 1908’de Girit adası Yunanistan’a geçti.

Yorum Yazabilirsiniz

  

  

Genel