Beş Hececiler Kimdir? Özellikleri Nelerdir?

Beş Hececiler, Milli Edebiyat akımı döneminde kurulan bir edebiyat topluluğudur. Hecenin Beş Şairi ya da kısaca Hececiler diye de anılırlar. Beş Hececiler topluluğu, yalın Türkçe ve hece ölçüsüyle, Halk Edebiyatı nazım birimi (dörtlük) ve nazım biçimlerine (koşma, mani) uygun olarak şiirler yazdılar.

Beş Hececiler Topluluğunu Oluşturanlar
Faruk Nafiz Çamlıbel (1898-1973)
Enis Behiç Koryürek (1891-1949)
Halit Fahri Ozansoy (1891-1971)
Orhan Seyfi Orhon (1890-1972)
Yusuf Ziya Ortaç (1895-1967)

Beş Hececiler

Beş Hececiler’den çok daha önce, Mehmet Emin Yurdakul (1869-1944), ilk şiiri “Cenge Giderken”de (1897) ve Türkçe Şiirler (1899) adlı kitabında, yalın Türkçe ve hece ölçüsünü kullanarak toplumcu, ulusçu görüşlerini dile getirdiği zaman, yurt içinde ve yurt dışında büyük bir ilgi görmüştü. Milli Edebiyat akımının önderlerinden olan Ömer Seyfettin ve arkadaşları, Selanik’te çıkan Genç Kalemler dergisinin birinci sayısında (11 Nisan 1911), Servet-i Fünun Edebiyatı’nın ağdalı, katışık diline karşılık yalın Türkçeyi savunmuş, yazı dili ile konuşma dili arasındaki kopukluğu gidermeye çalışmışlardı. Mille Edebiyat akımının ilkelerini Türkçülük görüşünde sistemleştiren Ziya Gökalp (1876-1924) da, ulusal bir edebiyatın ancak Halk Edebiyatı’na dayalı olarak kurulabileceğini, ulusal toplumsal konuların Halk Edebiyatı nazım biçimleri, hece ölçüsü ve yalın Türkçe ile yazılması gerektiğini savunmuştu. Bu yolda ilk örnekleri Kızıl Elma (1915) ve Yeni Hayat (1918) ile kendisi vermiştir.

O sıralarda kurulan Türk Ocağı, Türkçülük anlayışını benimseyen gençleri çevresinde toplamış, Türk Yurdu, Yeni Mecmua, Büyük Mecmua, Yarın, Milli Mecmua gibi dergiler, hece ölçüsü ve yalın Türkçe ile yazılan şiirleri yayımlarken, bu tür şiirleri yazanlar da cömertçe ödüllendirilmişlerdi.

İlk şiirlerini aruz ölçüsüyle yazan ve Fecr-i Ati ozanlarının etkisinde kalan Beş Hececiler, Ziya Gökalp’ın çağrısı ve desteğiyle yalın dille, hece ölçüsüyle şiir yazmayı başladılar. Şiirleriyle romantik bir ülke edebiyatı oluşturmaya çalışan Beş Hececiler, kişisel gözlem ve izlenimlerine dayanarak yurt (Anadolu) sorunlarını, güzelliklerini ve sevgisini dile getiriler (Faruk Nafiz Çamlıbel, “Han Duvarları”, “Sanat”; Orhan Seyfi Orhon, “Anadolu Toprağı”; Halit Fahri Ozansoy, “Bursa’da Akşam”; Yusuf Ziya Ortaç, “Toprak”; vb.). Kahramanlık duygularını konu edindiler (Enis Behiç Keryürek, “Milli Neşide”, “Süvariler”, vb.), masal motiflerinden yararlandılar (Orhan Seyfi Orhon, “Peri Kızıyla Çoban Hikayesi”).

Sevgi şiirlerinde ve tiyatro yapıtlarında (Faruk Nafiz Çamlıbel, Canavar (1925), Akın (1932); Yusuf Ziya Ortaç, Binnaz (1919) da hece ölçüsünü kullanan Beş Hececiler’in, Türk şiirine en büyük katkıları, şiir dilini yalınlaştırma çabalarıdır.

Beş Hececiler’den etkilenen ozanlar arasında Ahmet Hamdi Tampılan, Necip Fazıl Kısakürek, Ahmet Kutsi Tecer, Behçet Kemal Çağlar, Ahmet muhip Dranas, Cahit Sıtkı Tarancı sayılabilir.

Beş Hececiler Özellikleri:

  • Milli Edebiyat Akımı’nın getirdiği yeni anlayış doğrultusunda ulusal kaynaklara yöneldiler, halk ve tekke edebiyatından esinlendiler.
  • Ferdi duyarlılıkları,eski korsan hikayelerini,yurt köşelerini ve
    Anadolu gerçeklerini şiire aktarmışlardır.
  • Konuşma dilini ve yalın Türkçeyi kullanmaya özen gösterdiler.
  • Konuşma dili ve yazı dili arasındaki kopuklukları giderdiler.
  • Aruz vezni yerine, hece vezniyle şiirler yazdılar.
  • 11 ve 14’lü hece ölçüsüne sahip çok uzun şiirler yazdılar.
  • Şiirleriyle Türkçe’nin gelişmesini ve şiirin olanaklarının artmasını sağladılar.

Yorum Yazabilirsiniz

  

  

Genel