Ayasofya Müzesi’nin Tarihçesi

Ayasofya - Hagia Sophia
Ayasofya Kilisesi:

İlk olarak Büyük Kostantinos döneminde ahşap olarak yapıldı. Kentin en büyük yapısı olduğundan halk arasında “Büyük Kilise” diye anılırdı. Sonrasında resmi adı Hagia Sofia (Ayasoyfa) olarak değiştirildi. Bu ad İncil’de, İsa’nın niteliklerinden biri olan “Kutsal Bilgelik” anlamına gelmektedir.

Ayasoyfa 404 yılında, Patrik Khrysostomos’un sürgüne gönderilmesi üstüne çıkan büyük halk ayaklanmasında tamamen yıkılarak yok oldu. Bunun üzerine 415 yılında, aynı yere ikinci kez ahşaptan kilise yapıldı. Kilise 532’de çıkan Hipodromda başlayan Nika ayaklanmasında yakılarak tamamen yok oldu. Bu olayın hemen ardından İmparator İustunianos, imparatorluğun gücünü ve ihtişamını yansıtacak, yakılma-yıkılmaya karşı koyabilecek, taştan bir kilise inşa edilmesini emreder. Dönemin en ünlü matematikçileri Anthemios ve İsideros’un kilisenin planını çizmesinin hemen ardından, 25 Şubat 532’de kilisenin inşaatına başlandı. 100 usta ve 10000 işçinin aralıksız olarak çalışması sonucu kilise 27 Aralık 537 yılında tamamlanmış ve açılışı yapılmıştır.

İlk beton Ayasofya, günümüzdeki halinden daha farklıydı. Yapımından 21 yıl sonra, 7 Mayıs 558 yılındaki depremde kilisenin doğu tarafındaki kubbe tamamiyle çöktü. 4 yıl süren onarımın ardından 23 Aralık 562 yılında kilese bir kez daha tören düzenlenerek açıldı. Açılışının ardında da çeşitli nedenlerle ara ara onarımlar geçirdi.

Kiliseye en büyük zarar, 1206’da kenti yağmalayan Batılı Hristiyanların, Haçlı orduları tarafından verilmiştir. Haçlı orduları tüm kent gibi, kiliseyide yağmaladılar ve kilisedeki kutsal eşyaları, mozaikleri söktüler, kırdılar, çaldılar. Kilese bu olayın ardından bakımsız ve harap bir şekilde bırakılmıştır.

İstanbul’un Fethi ve Cami Oluşu:

Fatih Sultan Mehmed, 1453’de İstanbul’u fethettiği zaman, 1206’dan beri harap ve bakımsız bırakılan Ayasofya’da ilk Cuma namazını kıldı. Ardından kilise, Fatih Sultan Mehmed’in emriyle büyük bir onarımdan geçerildi ve küçük eklemeler yapılarak “Ayasofya Cami”sine dönüştürüldü.

Ayasofya’da, güney galerisinin ardında 30.000 kitaplık kütüphane bulunmaktadır. İznik çinileriyle süslü olan bu ek yapı, 1739-1742 tarihleri arasında Osmanlılarca yapılmış, ayrıca Türk mimarlığının en seçkin örneklerinden birini oluşturan bir şadırvan, muvakkithane ve sıbyan okulu eklenmiştir.

Cumhuriyet Dönemi ve Müze Oluşu:

Cumhuriyetin ilanından sonra 1935’de Atatürk’ün isteğiyle Ayasofya turistik bir müze haline dönüştürüldü ve “Ayasoyfa Müzesi” adını aldı.

Ayasofya’nın Mimari Özellikleri:

Ayasoyfa dikdörtgen biçiminde, kareye yakın bir konumdadır. Boyu 80,9 metre, eni de 70 metredir. Orta kesimde yükseklik 24.3 metredir. Dört büyük fil ayağına dayanan kubbenin çapı ise 33 metredir. Kubbenin yerden yüksekliği 55.6 metredir.

Yapının bütün ağırlığını 107 sütun taşımaktadır. Bunların çoğu yeşil somaki mermerden, bir bölümü de vişne rengi Mısır parfirindendir. Alttaki sekiz yeşil somaki sütun, Efes Artemis tapınağından getirilmiştir. Geri kalan bütün mermerler, Marmara adalarındandır.

Ayasoyfa’nın genel görünümü, çizgilerindeki uyumu, orantıları, kendinden sonraki bütün kubbeli yapıları etkilemiş olan gerçek bir mimarlık başyapıtıdır. Ayrıca içi süslemeleri, mozaikleri freskleriyle, insanlık tarihinin en büyük yapıtlarından birini oluşturur.

Ayasoyfa Müzesine Ait Resimler:

Ayasofya Müzesi dıştan görünüm.

Ayasofya Müzesi dıştan görünüm.

Ayasofya Müzesinin içinden bir görünüm.

Ayasofya Müzesinin içinden bir görünüm.

Fatih Sultan Mehmet ve sonraki padişahların namaz kıldığı "Hünkar Mahfili"

Padişahların namaz kıldığı “Hünkar Mahfili”

Ayasofya Müzesi kubbe süslemeleri.

Ayasofya Müzesi kubbe süslemeleri.

Ayasofya Müzesi - Hz. Meryem ve kucağındaki Hz. İsa motifli mozaik.

Ayasofya Müzesi – Hz. Meryem ve kucağındaki Hz. İsa motifli mozaik.

Ayasofya Müzesi - Hz. İsa mozaiği. Sol alt köşedeki mozaikler yağmalama sırasında kaybolmuştur.

Ayasofya Müzesi – Hz. İsa mozaiği. Sol alt köşedeki mozaikler yağmalama sırasında kaybolmuştur.

Ayasofya Müzesi - Hz İsa motifli mozaiğin alt tarafları yağmalama sırasında kayıp olmuştur.

Ayasofya Müzesi – Hz İsa motifli mozaiğin alt tarafları yağmalama sırasında kayıp olmuştur.

Ayasofya'dakatlar arası geçişte kullanılan bir yol.

Ayasofya’dakatlar arası geçişte kullanılan bir yol.

Ayasofya Müzesi duvarında bir delik. Gelen ziyaretçilerin inanışına göre; bu deliğe baş parmağını sokup, bir tur çevirebilen kişinin dileklerinin yerine geleceğine inanılır.

Ayasofya Müzesi duvarında bir delik. Gelen ziyaretçilerin inanışına göre; bu deliğe baş parmağını sokup, bir tur çevirebilen kişinin dileklerinin yerine geleceğine inanılır.

Ayasofya Tarihçesi İle İlgili Hazırlanmış Güzel Bir Belgesel:

Bu yazı bilgimanya.com‘a aittir. Link bağlantılı kaynak göstermek suretiyle faydalanabilirsiniz. Hatalı veya eksik bir bilgi olduğunu düşünüyorsanız editor@bilgimanya.com e-posta adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Yorum Yazabilirsiniz

  

  

Genel